NT’de Performance Monitor Konsolu

Murat Yıldırımoğlu, Windows 2000 Magazine dergisinden çeviri

 

Bir bilgisayarın performansını düşündüğünüzde aklınıza bir zincir gelsin: En yavaş sistem bileşeni (zincirdeki en zayıf halka) tüm sistemin performansını belirler. Performans zincirindeki zayıf halka darboğaz olarak da adlandırılır. Bir darboğazın en iyi göstergesi, son kullanıcıların sistem performansındaki düşme olduğu ve uygulamaların yavaş çalıştığı  şeklindeki izlenimleridir. Bir sistemin performansını ayarlamak için darboğazın nerede (işlemci, bellek, disk, sistemi, uygulamalar, istemciler vb.) olduğunu saptamanız gerekir. Eğer darboğazın kendisinden kaynaklanmadığı bir bileşenin özelliklerini arttırırsanız çabalarınız boşa gider.   

 

Sistemin performansını en iyilemek için ve potansiyel darboğazları belirlemek için NT Server’ın kendi araçlarını (ya da üçüncü parti ürünleri) kullanabilirsiniz. NT Server’ın birincil performans izleme araçları Şekil 1’de görülen Task Manager ve Şekil 2’de görülen Performance Monitor programlarıdır. Task Manager, sistemde olan biten şeyler için genel bir bakış olanağı sağlar. Bilgileri bir günlük dosyasına yazma olanağı sağlamasa da Task Manager sisteminizde çalışmakta olan programlar ve prosesler  için bir takım bilgiler sağlar. Task Manager sisteminizi kötü yönde etkileyebilecek programları yönetebilmenizi (örneğin, onları sonlandırabilmenizi) sağlar.  Performance Monitor’ı daha ayrıntılı performans bilgisi elde etmek için kullanırız (hem o andaki durumu, hem de bir günlük dosyasından çıkarılan geçmiş durumu gösterebilen grafikler ve raporlar şeklinde). Microsoft Windows NT Server 4.0 Resource Kit içinde de hata bulma/giderme konusunda yararlanabileceğiniz çeşitli araçlar var. (NT performans izleme araçlarının bir kısmını Tablo 1’de görebilirsiniz.)

 

Performans ayarına başlamadan önce sisteminizi tanımalısınız. Ne çeşit bir donanıma sahip olduğunuzu, NT’nin nasıl çalıştığını, çalıştırmakta olduğunuz uygulamaları, sistemi kimin kullandığını, sistemin ne çeşit bir yükle karşı karşıya kaldığını ve sisteminizin ağa bağlantısını bilmelisiniz.  Aynı zamanda tipik çalışma sürelerinde sistemin kaynaklarını nasıl kullandığını gösteren ve ilerdeki ölçümlerde karşılaştırma için kullanabileceğiniz bir ölçüm temeli veritabanına da sahip olmalısınız. (Bu bilgileri de Performance Monitor ile toparlayabilirsiniz.) Böyle bir karşılaştırma bilgisi elinizin altında yoksa   NT’nin performansındaki düşmeleri ya da iyileştirmeleri farkedemezsiniz. Böyle bir temel ölçüm veritabanında mümkün olduğunca fazla nesne (örneğin, bellek, işlemci, takas dosyası, mantıksal diskler, fiziksel diskler, sunucu hizmeti, sistem nesnesi, kaşe ve arayüzü nesneleri gibi) bulundurun. En azından dört ana sistem kaynağı (bellek, işlemci, disk ve ağ arayüzü), sunucunun işlevi ne olursa olsun (dosya sunucusu, uygulama sunucusu, etki alanı sunucusu gibi)  bu veritabanında bulunmalıdır. 

 

Bir sunucunun dört ana kaynağı birbirleriyle ilişkili olduğu için bir darboğazı saptamak zor olabilir. Bir sorunu çözmek bir başka soruna yol açabilir. Mümkün olduğunca herhangi bir zamanda tek bir değişiklik yapın, sonucu temel veritabanı ile karşılaştırın ve değişikliğin işe yarayıp  yaramadığını saptayın. Bir karşılaştırma yapmadan önce birden fazla değişiklik yaparsanız neyin işe yarayıp neyin işe yaramadığını bilemezsiniz. Her zaman yeni sistem düzenini test edin ve bu yeniliğin performansı olumsuz etkileyip etkilemediğini  saptayın.  Ek olarak, yaptığınız her değişikliği ve bu değişikliğin sonuçlarını bir kenara not edin.

 

Bellek

NT Server’da gözlenen darboğazların nedeni çoğu zaman yetersiz bellektir.  Bellek yetersizliği, kendisini, aşırı meşgul bir CPU ya da yavaş disk I/O’su şeklinde gizleyebilir. Bellek yetersizliğinin birinci ve en iyi göstergesi hard page fault oranının sürekli yüksek (örneğin, saniyede beşten fazla) olmasıdır. Bir program, gereksindiği veriyi fiziksel bellekte bulamazsa ve bu yüzden veriyi sabit diskten okumak zorunda kalırsa bir “hard page fault” oluşur. 

 

Sisteminizin RAM yetersizliği çekip çekmediğini saptamak için Performance Monitor’ı kullanabilirsiniz. Sistemin bellek durumunu gözlemek için aşağıdaki sayaçlar çok değerli olacaktır:

 

•        Memory: Pages/sec—RAM’de bulunmayan, dolayısıyla diskten alınması gereken bellek sayfaları ile RAM’de yer açmak için  diske aktarılması gereken bellek sayfalarının sayısını gösterir. Eğer sisteminiz her zamanki yükle karşı karşıya iken bu sayacın değeri yüksek çıkıyorsa RAM’i arttırmayı düşünebilirsiniz. Eğer Memory: Available Bytes sayacının değeri NT için minimum 4MB’a doğru azalırken ve pagefile.sys dosyalarını içeren diskler meşgul iken (bunu  %Disk Time, Disk Bytes/sec ve Average Disk Queue Length sayaçlarındaki artış ile anlayabilirsiniz)  Memory: Pages/sec sayacının değeri artıyorsa bir bellek darboğazı saptamışsınız demektir. Eğer Memory: Available Bytes sayacı düşmüyorsa bir bellek darboğazı söz konusu olmayabilir. Bu durumda çok sayıda disk okuma ya da yazma işlemi yapan bir uygulama olup olmadığını saptayın (verilerin kaşede olmadığından da emin olun). Bunu görmek için de Performance Monitor ile Physical Disk ve Cache nesnelerini izleyin. Cache nesnesinin sayaçları yetersiz bir kaşe nedeniyle sistem performansının olumsuz etkilenip etkilenmediğini  gösterir.

 

• Memory: Available Bytes—Programların kullanabileceği fiziksel bellek miktarını gösterir. Bu değer genelde düşüktür. Çünkü NT’nin Disk Cache Manager (Disk Kaşesi Yöneticisi) diskteki bilgileri kaşeleme için RAM  belleğin bir bölümünü kullanır. İşi bitince kaşeleme için ayrılan bellek alanı azaltılır. Eğer bu sayacın değeri sürekli olarak 4MB’ın altına düşüyorsa aşırı şekilde sayfalama (paging) işlemi ortaya çıkar.

 

•        Memory: Committed Bytes—Sistemin fiziksel RAM ve diskteki pagefile.sys alanında kullandığı toplam bellek miktarını gösterir. RAM yeterli ise bu sayaç RAM miktarını aşmayacaktır. RAM yetersizliği görülüyorsa diskteki pagefile.sys dosyasından bölümler de kullanılacak ve bu sayacın değeri RAM değerini aşacaktır. Sonuncu durumda büyük olasılıkla RAM eklemek gerekecektir.

 

•        Memory: Pool Nonpaged Bytes— İşletim sistemi bileşenlerinin yer aldığı sayfalanmayan havuzdaki sistem belleği alanında yer alan (nonpaged pool system memory area) RAM miktarını gösterir. Eğer Memory: Pool Nonpaged Bytes değeri sürekli bir artış gösteriyorsa ama sunucunun işlerinde buna karşılık gelen bir  artışa rastlanmıyorsa çalışan proseslerden birisi bellek sızdırıyor  olabilir. Bir program, hatalı yazıldığı için ya da kötü niyetle yazıldığı için, gerek duymadığı belleği işletim sistemine bırakmazsa bellek sızıntısı ortaya çıkar. Zaman içinde bellek sızıntısı nedeniyle kullanılabilir bellek miktarı azaldığı için sistem çökebilir. 

 

•        Paging File: %Usage— Bu sayaç sistemin o ana kadar pagefile.sys dosyasından en çok ne kadar kullanmış olduğunu   gösterir.  Eğer bu değer sürekli yüzde 80’in üzerindeyse pagefile.sys’in büyüklüğünü  arttırmayı düşünebilirsiniz.

 

NT Server’a sisteminizde bulunan belleği doğru bir şekilde ayarlamasını söyleyebilirsiniz. Control Panel’den Network uygulamasına, oradan da Services sekmesine geçin ve Server’ı seçin. Properties’e tıkladığınızda karşınıza, Şekil 3’de gösterildiği gibi dört seçenekli bir diyalog kutusu çıkacaktır:  Minimize Memory Used (Kullanılan Belleği En Azda Tut), Balance (Dengele), Maximize Throughput for File Sharing (Sistemi Dosya Paylaşımı İçin En İyile) ve Maximize Throughput for Network Applications (Sistemi Ağ Uygulamaları İçin En İyile). Ayarlayabileceğiniz bir başka parametre de System Properties diyalog kutusundaki Performance sekmesinde yer alıyor. Bu parametre virtual memory subsystem (sanal bellek altsistemi), yani pagefile.sys dosyası bilgisini gösterir.  

 

Eğer çok sunuculu bir ortamdaysanız şu iki bellek en iyileme stratejileri ile ilgileneceksiniz:  Maximize Throughput for File Sharing ve Maximize Throughput for Network Applications. Maximize Throughput for File Sharing seçeneğini seçtiğinizde NT Server belleğin büyük kısmını  dosya sistemi kaşesi için ayırır. (Bu prosese dinamik disk ara belleği ayrımı denilir.) Eğer NT Server makinasını bir dosya sunucusu olarak kullanıyorsanız bu seçenek çok yararlı olacaktır. Bu seçenek disk ve I/O performansını önemli ölçüde arttıracaktır. Çünkü kaşeye mümkün olduğunca çok bellek ayırarak istenilen bilgilerin RAM’de bulunma olasılığını arttırıyorsunuz. RAM diske göre olağanüstü hızlı olduğu için RAM’den karşılanan istekler tüm sistem performansını arttıracaktır.

 

Maximize Throughput for Network Applications seçeneğini seçtiğinizde NT Server dosya sistemi kaşesine daha az bellek ayırır. Bu şekilde bilgisayarda çalışan uygulamalar daha fazla bellek kullanma olanağı bulurlar. Bu seçenek bellek kaşesi kullanan dağıtık uygulamalar için sunucu belleğini en iyiler. Microsoft SQL Server ve Exchange Server gibi uygulamaları ayarlayarak onların belli miktarlarda RAM’i, disk I/O’su için ve veritabanı kaşelemesi için kullanmalarını sağlayabilirsiniz.

 

Eğer birden çok uygulamanın çalıştığı bir makinada, her uygulamaya gereğinden fazla bellek ayırırsanız aşırı sayfalama bu sefer “thrashing”’e  dönüşebilir. “Thrashing”,  bütün aktif proseslerin ve dosya sistemi kaşesinin  isteklerinin aşırı şekilde artıp sistemin bellek kaynaklarını tüketmesine denilir. Thrashing oluştuğunda RAM istekleri alarm verdirici bir oranda hard page fault’lara yol açar; işletim sistemi zamanının çoğunu, programları çalıştırmak yerine, verileri RAM ile disk arasında götürüp getirmeye ayırmak zorunda kalır.   Thrashing kıs azamanda sistem kaynaklarının tükenmesine ve genelde de yanıt süresinin uzamasına neden olur. Eğer çalışmakta olduğunuz uygulama artık yanıt vermiyorsa ama disk sürücünün LED’i yanıp sönüyorsa bilgisayarınız büyük olasılıkla thrashing kurbanı olmuştur. 

 

Bellek darboğazlarını gidermenin bir yolu olarak pagefile.sys dosyasının büyüklüğünü arttırabilir ya da dosyayı birden fazla diske dağıtabilirsiniz. Bir NT sunucu, aynı anda 16 farklı pagefile.sys dosyası ile çalışabilir ve bunlara aynı anda ulaşıp okuma/yazma yapabilir. Boot bölümündeki disk alanı kısıtlı ise pagefile.sys dosyasını bir başka bölüme taşıyabilirsiniz. Ama bir yıkım durumunda yıkımın neden kaynaklandığına dair bilgi alabilmek için boot bölümünde küçük bir pagefile.sys dosyası bırakmakta yarar var. Pagefile.sys dosyasını NT sistem dosyalarını içermeyen ya da  bu iş için ayrılmış RAID olmayan bir FAT bölüme de aktarmayı da isteyebilirsiniz. 

 

Bunların yanısıra başka şeyler de önereceğim. Örneğin, yoğun bellek kullanan uygulamaları bir makinada toplamak yerine birkaç makinaya dağıtmak gibi. Kayıt (Registry) üzerinde oynayarak NT sunucunun 256KB’dan daha fazla ikincil düzey kaşe bellek kullanmasını da sağlayabilirsiniz. Regedit.exe’yi çalıştırın, HKEY_LOCAL_

MACHINE\SYSTEM\CurrentControlSet\Control\Session Manager\Memory Management altanahtarına gidin ve SecondLevelDataCache değerinin üzerine çift tıklayın, sahip olduğunuz ikincil düzey kaşe miktarını girin (örneğin, 512KB’lik bir değer söz konusu ise 512 rakamını girin). OK’e tıklayın, Kayıt düzenleyicisini  kapatın ve sistemi yeniden başlatın. Gereksiz hizmetleri, aygıt sürücülerini ve protokollerini de kaldırmanızı öneririm.

 

İşlemci

NT Server makinasında bir işlemci darboğazının olup olmadığını saptamak için önce sistemde bir bellek darboğazı olmadığından emin olun. CPU darboğazları yalnızca işlemci, gelen isteklere yanıt veremeyecek kadar meşgul olduğu zaman ortaya çıkar. Bu durumun göstergeleri işlemci meşguliyet oranının yüksek olması, komut kuyruklarının hep uzaması ve uygulamaların yanıt sürelerinin  uzamasıdır. CPU’ya dayanan uygulamalar ve sürücüler ile aşırı şekilde üretilen kesintiler (interrupt)  CPU darboğazına neden olurlar.

 

Sisteminizdeki CPU kullanımını gözlemek için aşağıdaki sayaçları kullanabilirsiniz:

 

•        Processor: % Processor Time—İşlemcinin programları çalıştırma için geçirdiği sürenin bir ölçüsüdür. Başka bir deyişle, CPU’nun boş oturmadığı zamanların. Eğer sisteminizde birden fazla işlemci varsa System: % Total Processor Time sayacına bakmalısınız. Eğer bir işlemci sürekli yüzde 80 kapasiteyle çalışıyorsa işlemcide bir darboğaz olabilir. İşlemcinin niye bu kadar meşgul olduğunu görmek için prosesleri tek tek Performance Monitor ile gözleyebilirsiniz.  Bununla birlikte yüksek Processor: % Processor Time değerleri her zaman bir işlemci darboğazına karşılık gelmezler. Eğer CPU Server Work Queues (Sunucu İş Kuyrukları) değerini ya da Processor Queue Length (İşlemci Kuyruk Büyüklüğü) değerini arttırmadan bütün NT Server isteklerini karşılayabiliyorsa yapabildiği kadar hızlı bir şekilde proseslere hizmet veriyor demektir.  Eğer sistemin belleğinde, diskinde ve arayüzünde bir darboğaz yokken System: Processor Queue Length değeri büyüyor, Processor: % Processor Time değeri yüksek kalıyorsa bir işlemci darboğazından söz edebiliriz. Bir CPU darboğazı gerçekleştiğinde işlemci NT’nin gereksindiği iş yükünü kaldıramaz. CPU çalışabildiği kadar hızlı bir şekilde çalışıyordur ama  istekler kuyrukta bekliyordur.

 

•        Processor: % Privileged Time—CPU’nun işletim sistemi hizmetleri için ayırdığı zamanı gösterir.

 

•        Processor: % User Time—CPU’nun uygulamalar (Word ve Excell gibi) ve altsistemler için harcadığı zamanı gösterir. Bu sayaç için sağlıklı değerler yüzde 75 ya da altıdır.

 

•        Processor: Interrupts/sec— İşlemcinin hizmet verdiği kesintilerin sayısını gösterir. Kesintiler uygulamalar ya da donanım bileşenleri tarafından üretilir. Kesinti oranı disk I/O’suna, saniyedeki işlem sayısına ve saniyedeki paketlerinin sayısına bağlıdır. Hızlı işlemciler daha çok sayıda kesintiyi işleyebilirler. Günümüzdeki CPU’lar genel olarak saniyede 1500 kesintiyi işleyebilirler.

 

•        Process: % Processor Time—Bir prosesin ne kadarlık işlemci zamanı harcadığını gösterir. Hangi prosesin CPU’yü en çok meşgul ettiğini göstermesi açısından önemlidir.

 

•        System: Processor Queue Length—İşlemci zamanını kullanabilmek için bekleyen görevlerin sayısı. Çok sayıda program çalıştırıyorsanız bu sayacın değerinin arada sırada 0’ın üstüne çıktığını görebilirsiniz. Eğer bu sayacın değeri sürekli  olarak  2 ya da daha yüksekse işlemciniz bir darboğaz yaşıyor demektir. Bu durumda normal olandan fazla proses, CPU için sırada bekliyordur. Bu sıkışıklığa neyin neden olduğunu görmek için Performance Monitor ile  process nesnesine bakıp her bir prosesin ne kadarlık işlemci kullanımına sahip olduğunu incelemenizde yarar var.

 

İşlemci darboğazlarını gidermenin bir yolu daha hızlı bir işlemciye geçmektir (tabii ana kartınız buna izin veriyorsa). Eğer multithreaded uygulamalar çalıştıran çok kullanıcılı bir sisteme sahipseniz CPU ekleme yoluyla daha çok işlem gücüne kavuşursunuz. (Eğer proses, multithreaded ise işlemci eklemek performansı arttırır. Eğer proses, single-threaded ise daha hızlı bir işlemci performansı arttırır.) Eğer tek işlemcili NT çekirdeğini kullanmaktaysanızçok işlemciye geçiş için işletim sistemi çekirdeğini güncellemeniz gerekir. Bunun içinse ya işletim sistemini yeniden kuracaksınız ya da NT kaynak kiti (resource kit) içindeki umtomp.exe programını çalıştıracaksınız.

 

CPU performansını ayarlamanın bir başka yolu da Task Manager’ı kullanarak en çok CPU zamanı işgal eden prosesleri saptayıp bu proseslerin öncelik düzeyini (priority) ayarlamaktır. Her proses bir temel öncelik düzeyi ile başlar. Prosesin parçaları (thread) ise bu temel düzeyden iki düzey yukarı ya da aşağı öncelik düzeylerine kayabilirler. Eğer meşgul bir CPU ile karşı karşıyaysanız bir prosesin performansını arttırmak için o prosesin öncelik düzeyini arttırabilirsiniz. Bunu yapmak için Ctrl+Alt+Del tuşlarına basın, Task Manager’ı seçin, sonra da Processes sekmesine geçin. Şekil 4’de görüldüğü gibi, herhangi bir prosese sağ tıklayın, Set Priority seçeneğini seçin ve High (yüksek), Normal (normal) ya da Low (düşük) şıklarından birisini seçin. Değiştirdiğiniz öncelik düzeyi hemen devreye girecektir ama bu çözüm geçici bir çözüm olacaktır. Sistem yeniden başlatıldığında ya da uygulamayı durdurup yeniden başlattığınızda ayarladığınız öncelik düzeyi kaybolacaktır. Bir uygulamanın hep belirli bir öncelik düzeyinden başlamasını garantilemek için komut satırından ya da bir toplu iş betiğinden (batch script)  Start komutunu kullanabilirsiniz. Start komutunun kullanımını görmek için aşağıdaki komutu girin:

 

start /?

 

Disk

Sisteminizde disk açısından bir darboğaz olup olmadığını görmek için öncelikle sorunun yetersiz bellekten kaynaklanıp kaynaklanmadığına emin olun. Disk darboğazı aslında bellek yetersizliğinin sonucu olan pagefile etkinliğinden kaynaklanıyor olabilir. Bu durumda  diski değiştirmek değil,  bellekte en çok yer kaplayan uygulamayı bulup incelemek, inceleme sonucunda anormal bir duruma rastlanmazsa belleği arttırmak darboğazı giderecektir. Disk etkinliği ile Sanal Bellek Yöneticisinin diske/diskten  sayfa aktarımını daha kolay ayırt edebilmek için  pagefile.sys dosyasını ayrı ve yalnızca bu iş için kullanılan disklere  aktarmak çözüm olacaktır.

 

Performance Monitor ile diskleri incelemeden önce diskle ilgili iki nesne arasındaki farkı anlamalısınız. LogicalDisk nesnesi yüksek düzeyli disk öğelerinin performansını ölçer (örneğin, disk bölümleri-partition gibi). Bu nesnenin sayaçları hangi bölümün disk etkinliğine neden olduğunu saptamak için önemlidir. Böylece verileri o bölüm üzerinde  bulunan prosesleri saptayıp en çok disk etkinliğini yaratan uygulamaları da bulabilirsiniz. PhysicalDisk nesnesi ise diskin tümüne ilişkin bilgileri gösterir.

 

NT varsayılan olarak disk sayaçlarını etkinleştirmez; bunları elle sizin etkinleştirmeniz gerekir. Bu sayaçları etkinleştirmek disk altsistemi üzerine yüzde 2 ile 5 arasında yük getirir. Bilgisayarda  disk sayaçlarını etkinleştirmek için komut satırından şu komutu verin:

 

diskperf -y

 

Eğer RAID yapısındaki bir diski izliyorsanız diskperf –ye komutunu vermelisiniz. Sonra da bilgisayarı yeniden başlatın.

 

Disk altsistemini analiz etmek için hem both LogicalDisk, hem de  PhysicalDisk nesnelerinde bulunan aşağıdaki sayaçları izleyin:

 

•        % Disk Time— Diskin ne oranda okuma ve yazma işlemleriyle meşgul olduğunu gösterir. Eğer bu değer sürekli olarak yüzde 100’e yakınsa sistem diski yoğun olarak kullanıyor demektir. Eğer disk sürekli olarak meşgulse ve uzun bir kuyruğa sahipse diskte bir darboğaz yaşanıyor olabilir. Tipik koşullarda bu sayacın değeri yüzde 50 ya da aşağısı olmalıdır.

 

•        Avg. Disk Queue Length—Beklemekte olan disk I/O isteklerini göstermektedir. Eğer bu değer sürekli olarak 2 ya da daha fazla ise diskte bir sıkışma yaşanıyor demektir.

 

•        Avg. Disk Bytes/Transfer—Gerçek çıktıyı (yani, yazma ya da okuma işlemleri sırasında diske/diskten aktarılan baytların ortalama miktarını gösterir. Aktarım oranı ne kadar yüksekse disk altsistemi o kadar verimli çalışıyor demektir.

 

•        Disk Bytes/sec—Yazma ya da okuma işlemleri sırasında sistemin diske/diskten ne hızda veri aktardığını gösterir. Ortalama ne kadar yüksekse sistem o kadar verimli çalışıyor demektir.

 

•        Current Disk Queue Length— Kaç disk isteğinin işlenmek üzere beklemekte olduğunu gösterir. Yoğun disk erişimi durumunda isteklerin kuyruğa atılması normaldir; ama istekler sürekli kuyrukta beklemekteyse diskiniz işlere yetişemiyor demektir.

         

Eğer disk altsisteminin bir darboğaz yaşadığını saptamışsanız darboğazı bir kaç şekilde çözebilirsiniz: Daha hızlı bir disk denetleyicisi kullanabilirsiniz, RAID ortamına daha fazla disk ekleyebilirsiniz (verileri çok sayıda diske yaymak, özellikle okuma sırasında, diskin performansını arttırır). Diski birleştirme (defragmenting) işlemini de deneyebilirsiniz. Ayrıca farklı bir I/O bus yapısı (ISA yerine PCI gibi), çeşitli I/O bus’larına dağılmış diskler ya da daha hızlı bir disk gibi çözümler de uygulayabilirsiniz. Eğer dosya sisteminiz FAT’se, 400MB’dan daha büyük bölümler için NTFS’in en iyi dosya sistemi olduğunu anımsayın (çevirenin notu: NTFS, veriler için en iyi dosya sistemi olabilir ama yalnızca performansı düşündüğümüzde, yapısının son derece basit oluşu yüzünden, FAT dosya sistemi daha yüksek performanslıdır.)

 

Uygulamanız için daha fazla diski aynı anda kullanmayı da seçebilirsiniz. Şeritlenmiş (striped) bölümler kullanarak birden fazla diskte aynı anda I/O işlemi yapabilir bu yolla daha hızlı okuma performansı elde edebilirsiniz. Şeritlenmiş bölümler kullandığınızda her bir diskin kullanım oranı düşer, sistemin toplam verimi artar ; çünkü sistem, işleri birden fazla bölüme dağıtmıştır.

 

Dosya sisteminin atama birimi (allocation unit ya da cluster size) büyüklüğünü, uygulamanıza  göre ayarlamanız disk aktarımlarının verimliliğini arttıracaktır. Ama atama biriminin büyüklüğünü arttırmak ya da azaltmak  her zaman disk performansını arttırmaz. Örneğin, disk bölümünde çok sayıda küçük dosya bulunuyorsa atama birimini küçük seçmek daha verimli olacaktır.

 

Atama büyüklüğünü iki şekilde değiştirebilirsiniz:  Komut satırından format komutu ile ya da Disk Administrator programı ile.  Komut satırından girilecek komutun yapısı şöyledir:

 

format <disk>:/FS:NTFS /A:<atama birimi büyüklüğü>

 

Disk Administrator’dan yaparkense Tools ve Format seçeneklerini seçin, sonra da atama birimi büyüklüğünü değiştirin. NTFS, 512 bayt, 1024 bayt, 2048 bayt, 4096 bayt, 8192 bayt, 16KB, 32KB ya da 64KB’lık atama birimi büyüklüklerini destekler. FAT ise 8192 bayt, 16KB, 32KB, 64KB, 128KB ya da 256KB’lık büyüklükleri destekler.

 

Ağ Arayüzü (Network Interface)

Bir sistemin belleğini, CPU’sunu ve disk parametrelerini ele aldıktan sonra sıra altsistemini incelemeye geldi. İstemci makinalar ve diğer sistemler NT sunucunun altsistemine hızlıca bağlanabilsinler ki kullanıcılarına kabul edilebilir performanslar sunsunlar. Ağ darboğazlarının nereden kaynaklandığını ve bu darboğazların nasıl aşılacağını saptamak için istemci makinalarınızın ne tip bir yük ürettiğini, hangi ağ öğelerinin kullanımda olduğunu, hangi ağ protokollerinin (NetBEUI ya da TCP/IP gibi) kullanıldığını, ağın fiziksel yapısını (Ethernet ya da Token-Ring gibi)  bilmelisiniz. Performance Monitor her fiziksel bağdaştırıcısı için veri toplar. Ağ kartınızın performansı için aşağıdaki sayaçları kullanabilirsiniz:

 

•        Network Interface: Output Queue Length—Bir kartın çıktı paket kuyruğunun uzunluğunu (kaç paketin kuyrukta beklemekte olduğunu) gösterir. 1 ya da 2 gibi bir değer kabul edilebilir bir değerdir. Bu değer sürekli olarak 3 ya da daha yukarısı ise kartınız, sunucunuzun isteklerine yanıt veremiyor demektir. 

 

•        Network Interface: Bytes Total/sec—Bir karttan geçen bütün trafiğini (gönderilen ve alınan) ölçer.  Eğer, örneğin, bir 10BaseT ağında bu değer 1MBps’e yakınsa ve çıktı paket kuyruğu büyüme eğilimindeyse bir darboğazı söz konusu demektir.

 

•        Network Interface: Bytes Sent/sec—Belirli bir kartından gönderilen baytların sayısını gösterir.

 

•        Server: Bytes Total/sec—Sunucunun bütün kartlarından aldığı ve verdiği baytların sayısını gösterir.

 

•        Server: Logon/sec—Saniye başına, yerel olarak gerçekleştirilen kullanıcı onayı, ağ üzerinden gerçekleştirilen kullanıcı onayı ve hizmet hesabı kullanıcı onayı için oturum açma girişimlerinin sayısını  gösterir. Bu sayaç, etki alanı denetleyicilerinde ne kadarlık bir kullanıcı onayının gerçekleştiğini göstermesi açısından yararlıdır.

 

•        Server: Logon Total— Bilgisayarın açılışından bu yana yerel olarak gerçekleştirilen kullanıcı onayı, ağ üzerinden gerçekleştirilen kullanıcı onayı ve hizmet hesabı kullanıcı onayı için oturum açma girişimlerinin sayısını  gösterir

 

Eğer altsisteminin bir darboğaz yaşamakta olduğunu saptarsanız sorunu çözmek için çeşitli önlemler alabilirsiniz. Ağ kartını yalnızca kullanımda olan ağ protokolüne bağlayabilirsiniz (binding), ağ kartlarının en yeni  sürücülerini yükleyebilirsiniz, daha iyi ağ kartları alabilirsiniz ya da ağı daha alt bölümlere ayırmak için yeni kartlar ekleyebilirsiniz (bu yolla bölümlerin ağ trafiğini birbirlerinden yalıtabilirsiniz). Ağı bir bürün olarak düşünüp bütün fiziksel düzeydeki  bileşenleri iyileştirebilirsiniz. İş yükünü sisteme kuracağınız yeni bilgisayarlara dağıtmayı da seçebilirsiniz.

 

Bir TCP/IP ağında performansı arttırmak için TCP pencere büyüklüğünü de ayarlayabilirsiniz. TCP/IP alış penceresi büyüklüğü sistemin bir ağ bağlantısı üzerinden gelen  bilgilerin ne kadarının ara belleğe aktarılabileceğini gösterir. NT’de pencere büyüklüğü Ethernet için 8760 bayttır. Bu değer Kayıt içinden ayarlanabilir. Bunu yapmak için HKEY_

LOCAL_MACHINE\SYSTEM\CurrentControlSet\Services\Tcpip\Parameters\TcpWindowSize  altanahtarına gidip bilgisayar üzerindeki tüm arayüzler için yeni bir değer girebilirsiniz. Tek bir socket için bu değeri değiştirmek isterseniz  setsockopt() adındaki Windows Sockets fonksiyonunu kullanabilirsiniz. En iyi büyüklük yapınıza bağlıdır. TCP’de en iyi verim pencere büyüklüğünün gecikme süresine bölünmesiyle elde edilir.

 

Son olarak kartlarında Autosense kipini kullanmayın. Ağ kartlarını tam istediğiniz hıza ayarlayın. Bu bilgiyi değiştirmek için kartınızla birlikte gelen yapılandırma programını kullanın.

 

Ortamınızı Anlama

Performans analizi mantıksal düşünmeyi, test etmeyi ve biraz da sabrı gerektirir. NT’nin birincil izleme ve ince ayar araçları sistemlerinizin performansını yönetmede size yardımcı olacaktır.

 

Amacınıza ulaşmak için elinizde ne tür sistemler bulunduğunu, uygulamalarınızın nasıl çalıştığını ve kullanıcıların ağınızı nasıl kullandığını anlamanız gerekir.

 

InstantDoc ID 20366

Cris Banson, büyük işletmeler çapındaki yapıları, depolama ve küresel bağlantı konularında uzmanlaşmış, serbest çalışan bir yazardır. MCSE ve CNE’dir. Kendisine cbanson@itref.com adresinden ulaşabilirsiniz.

 

ARA METİNLER:

 

Sisteminizin bellek, CPU, disk ve arayüzündeki zayıf halkaları sağlamlaştırın. 

 

NT’nin izleme ve ayar araçları sistemlerinizin performansını yönetmenize olanak sağlar.