Özür Dilemek Üzerine

Murat Yıldırımoğlu  15 Aralık 2008

 

Özür dilemek toplumumuzda alçaltıcı bir hareket olarak algılanıyor. Bizim geleneklerimizde özür yok. Bu konuda toplumdaki ortak düşünceyi Dündar Kılıç’ın bir sözü çok iyi gösterir: Hata yapmam, özür dilemem.

 

Halbuki her insan, her yönetim hata yapar. Bunu kabullenmek, başka bir şey yapılamıyorsa bile bir özür dilemek uygarlıktır.

 

Özür konusunda şöyle bir düşünce de var toplumumuzda: Özür diliyorsan, özrüne konu olan şeyi bir daha yapmaman gerekir. Hayır, böyle değil. Özür yalnızca yaşanmış bir olay için duyulan üzüntüyü gösterir. İstenmese de üzücü olay tekrarlanabilir. Olay tekrarlandığında özrü de tekrarlayabiliriz.

 

Özür, özür dileyeni alçaltmaz. Batılı toplumlarda sürekli olarak yaşanmış olaylar için özür dilenir.  Bazı örnekler vermek istiyorum:

 

20 Temmuz 2008’de Papa 16. Benedict, Katolik Kilisesi’nde çocuklara cinsel istismar vakaları nedeniyle özür diledi. Vatikan daha önce de Galileo’ya reva görülen muamele için özür dilemişti. Vatikan’ın diğer özürleri de şu şekilde: 1992 yılında köle ticareti yapan Hristiyanlar için özür dilendi (Buna karşılık yüklüce köle ticareti yapan Müslümanlar hiçbir zaman özür dilemedi). 1995’de Kilisenin kadınlara yönelik ayrımcı tavrı için özür dilendi. 1995’de Katoliklerin tarihte Protestanlara uyguladığı şiddet için özür dilendi. 2000’de Kudüs’te Yahudilere uygulanan şiddet ve nefret için özür dilendi. 2001’de Atina’da Katoliklerin Ortodokslara karşı işlediği suçlar için özür dilendi.

 

31 Ağustos 2008’de Libya’yı ziyaret eden Berlusconi, 1911 yılında işgal edilen 1930’larda sömürge olarak Roma’ya bağlanan, bağımsızlığını ancak 1951’de kazanan Libya ile yeni bir sayfa açma sözü verdi. İmzalanan dostluk anlaşması çerçevesinde İtalya 25 yıl boyunca Libya’da her yıl 200 milyon dolarlık altyapı yatırımı yapacak.

  

4 Aralık 2007’de Fransa Cumhurbaşkanı Sarkozy, Cezayir ziyaretinde şöyle dedi: Evet, sömürge sistemi tamamen zalimceydi ve cumhuriyetimizin dayandığı özgürlük, eşitlik ve kardeşlik ilkelerine tamamen zıttı.

 

17 Ağustos 2007’de Danimarka, 1200 yıl önce meydana gelen Viking saldırıları ve yaptıkları katliamlardan ötürü İrlanda’dan özür diledi.

 

19 Mart 2008’de Almanya Başbakanı Merkel, İsrail’i ziyareti sırasında soykırımın Almanlar için utanç kaynağı olduğunu belirterek, soykırım kurbanları, soykırımdan kurtulanlar ve onlara yardım edenlerin önünde saygıyla eğildiğini söyledi.

 

Özür dileyenler arasında yamyamlar bile var. 17 Aralık 2007’de, 1878 yılında ülkeye gelen dört Fijili misyoneri öldürüp yiyen Papua Yeni Ginelilerin torunları, atalarının bu eylemleri dolayısıyla özür diledi.

 

Peki, biz yamyamlardan daha mı aşağıyız ki hiçbir şey için özür dilemiyoruz?