Herkes İçin
TCP/IP
Murat Yıldırımoğlu
İçindekiler
İnternet’in Temeli IP Adresleridir
Ağ Adresinin Dönüştürülmesi (Network Address
Translation-NAT)
DNS Engellemesi ve DNS
Engellemesinin Aşılması
Virtual Private Network (Sanal
Özel Ağ)
TCP/IP, Transmission
Control Protocol/Internet Protocol ifadesinin kısaltması. Türkçesi “İletimi Denetleme Protokolü/Internet
Protokolü” oluyor.
Protokol belli bir işi
düzenleyen kurallar dizisi demek. Örneğin, devlet protokolü devlet büyüklerinin
nerede duracağını, nasıl oturup kalkacağını düzenler. Ağ protokolleri de bilgisayarlar arası
bağlantıyı, iletişimi düzenliyor.
TCP/IP'nin adında bile iki ayrı
protokol var. Buradan TCP/IP’nin tek bir protokol olmadığı anlaşılıyor. TCP/IP,
bir protokoller kümesi. Her biri değişik işler yapan bir yığın protokolden
oluşuyor.
TCP/IP'nin kökleri 1960'ların
sonuna kadar gider. ABD, o yıllarda bilgisayarların bir felaket anında da
ayakta kalabilmesini, birbirleriyle iletişiminin devam etmesini amaçlıyordu.
Şimdi baktığımız zaman projenin fazlasıyla amacına ulaştığını ve daha başka
şeyleri de başardığını görüyoruz.
ABD’nin yarattığı şey İnternet
oldu. TCP/IP ise onun altyapısını oluşturdu.
TCP/IP ve İnternet uzun bir
zaman Amerika’nın doğrudan mülkiyetinde ve yönetimindeydi. 1990’ların ortasında
Amerika İnternet’i finanse etmeyi bıraktı. Yönetim bağımsız kurullara
devredildi. Yani, şu anda Internet’in bir sahibi yoktur. Herkes Internet’in sahibidir,
hiç kimse Internet’in sahibi değildir.
Biz genelde farkında olmuyoruz
ama İnternet, IP adreslerine dayanır. İnternet’e bağlı her makinenin
(bilgisayarınızın, akıllı telefonunuzun, tablet bilgisayarınızın, İnternet’teki
Web sitelerinin vb.) bir IP adresi vardır.
IP adresleri, noktayla
birbirinden ayrılmış dört bölümden oluşur. Her bölüme 0 ile 255 arasında değer
girilebilir. Bunların dışında değer girmeyi denerseniz bilgisayar sizi
uyaracaktır.
IP adreslerini bilirsek Web
sitelerine, çeşitli hizmetlere, bu IP adresleriyle de erişebiliriz.
Örneğin, kullandığınız tarayıcı
programında (Internet Explorer ya da Google Chrome ya da Apple Safari), adres
satırına 92.45.106.102 yazın. Bu bir IP adresidir ve Habertürk gazetesinin Web
sitesine karşılık gelir. Adresi yazdığınızda Habertürk’ün Web sitesi karşınıza
gelecektir.
İnternet’te her şeyin temeli IP
adresleridir ama bu adresleri anımsamak zordur: Habertürk’ün Web sitesinin IP
adresini ben söyledim, peki, Milliyet’in adresi nedir?
IP adreslerini kullanmak zor
olduğu için IP adresleri yerine www.haberturk.com, www.milliyet.com.tr gibi
sözel ifadeler kullanırız.
Sözel ifadeleri anımsamak hatta
tahmin etmek kolaydır. Örneğin, Toyota’nın Web sitesine gitmek isteseniz, daha
önce hiç gitmemiş olsanız da, adres satırına www.toyota.com
yazarsınız ve Toyota’nın Web sitesine gidersiniz. Ama Toyota’nın Web sitesinin
IP adresi nedir diye sorulsa ne siz ne de ben kolay kolay yanıt veremeyiz,
vermemiz de gerekmez.
IP adresleriyle sözel ifadeler
arasındaki ilişki, telefon numaralarıyla rehber kayıtları arasındaki ilişkiye
benzer. Telefon sisteminde aslolan telefon
numaralarıdır ama biz bu numaraları çok sevmeyiz ve numaraları hemen rehbere
kaydederiz; numaraları Ahmet, Mehmet gibi isimlere eşleriz. Rehberden Ahmet’i
seçip arama yaptığımızda aslında Ahmet’in telefon numarası çevrilir.
İnternet’te de IP adreslerini sözel
ifadelere eşleyen bir sistem vardır. Bu sisteme DNS (Domain Name System-Etki Alanı İsim Sistemi) denir.
DNS sisteminde DNS sunucular
bulunur. Bu sunucular sözel ifadeleri IP adresine çevirir. Sizin
bilgisayarınız, akıllı telefonunuz, tablet bilgisayarınızsa DNS istemci olarak
davranır.
Siz bilgisayarınızda www.hurriyet.com.tr
yazdığınızda, bilgisayarınızdaki DNS istemci öğesi, DNS sunucuya gider, www.hurriyet.com.tr’ye
karşılık gelen IP adresini sorar. IP adresini aldığında artık DNS’le işimiz kalmamıştır, IP adresi üzerinden Hürriyet’in
Web sitesine bağlanırız.
Peki, bilgisayarınız DNS
sunucuyu nereden bilir?
DNS sunucu adresi,
bilgisayarınıza ya elle girilmiştir ya da otomatik olarak verilmiştir. Genelde
otomatik olarak verilmesi tercih edilir.
TCP/IP’de DHCP (Dynamic Host Configuration
Protocol-Bilgisayarları Otomatik Yapılandırma Protokolü) adı verilen bir
protokol, bilgisayarlara IP adresi, DNS sunucu adresi gibi parametreleri
sağlar, yani onları otomatik olarak yapılandırır.
DHCP sisteminde bir DHCP sunucu
bulunur. DHCP sunucuda bir IP adresi havuzu tanımlanır. Bir bilgisayar DHCP
sunucudan IP adresi istediğinde, DHCP sunucu havuzuna bakar, uygun bir adresi o
bilgisayara verir.
Buraya kadar öğrendiklerimizi
toparlarsak, DNS sistemi isimleri IP adreslerine çevirir. DHCP sistemi ise
bilgisayarlara IP adresi, DNS sunucu gibi bilgileri otomatik olarak dağıtır.
Son bilgi: Evinizde İnternet
bağlantısı için genelde ADSL modemler kullanırsınız. ADSL modemler bir DHCP
sunucu gibi davranır ve evdeki bilgisayarlara, akıllı telefonlara, tabletlere
IP adresi dağıtır. Bu aygıtlara IP adresi dağıtırken kendisini DNS sunucu
olarak da gösterir. Evinizdeki bilgisayarlar ve diğer aygıtlar, isimleri IP
adreslerine çevirmeleri gerektiğinde ADSL modeme başvururlar.
Acaba şu anda kullandığımız
bilgisayarın IP adresi, DNS sunucu adresi gibi parametreleri elle mi verilmiş
yoksa DHCP üzerinden otomatik olarak mı sağlanmış?
Bunu görmek için ekranın sağ
alt köşesindeki simgelerden birini, Ağ simgesini sağ tıklayıp “Ağ ve Paylaşım
Merkezi’ni Aç” şıkkını seçmemiz gerekir.

“Ağ ve Paylaşım Merkezi”
açıldığında, “Etkin ağlarınızı görüntüleyin” alanında, bağlandığınız ağı
görürsünüz. Örnekte bu ağ “evyildirimoglu 2”
şeklindedir. Yan tarafta “Erişim türü” kısmında EvGrubu
ifadesi yer alıyor. Gerçekten de bir ev ortamındayız zaten.
“Bağlantılar” kısmında “WiFi (evyildirimoglu)” ifadesi var.
Şu anda kablosuz bir ağ bağlantısı üzerinden bağlı olduğumuzu anlıyoruz. Sizde evyildirimoglu yerine kendi ağınızın adresi yazacaktır.
Şimdi “Wifi (evyildirimoglu)” linkini tıklayalım. “WiFi
Durumu” başlıklı bir pencere açılacaktır. Bu pencerede de aşağıdaki sırada yer
alan “Özellikler” düğmesini tıklayalım. WiFi
Özellikleri başlıklı bir pencere açılacaktır. Bu pencerede karşınıza çok sayıda
öğe çıkacaktır. Listenin aşağılarına doğru gidip “Internet Protokolü sürüm
4(TCP/IPv4)” öğesini seçelim, sonra da Özellikler düğmesini tıklayalım. (seçmek derken fareyle o öğeyi işaretleyelim diyoruz. Aman
sol taraftaki kutuyu temizlemeyin. Temizlemişseniz de İptal’i
tıklayıp tekrar girin). Aşağıdaki gibi bir görüntüyle karşılaşacağız:

Bu pencerede, “Otomatik olarak
bir IP adresi al” şıkkı seçili değil. Bunun yerine “Aşağıdaki IP adresini
kullan:” şıkkı seçili ve aşağıdaki alanlarda da elle girilmiş bilgiler var. Bu
bilgileri açıklayalım:
IP adresi: Üzerinde
bulunduğunuz bilgisayarın IP adresi. Bu adres ağınızda benzersiz (unique) olmalıdır; başka bir bilgisayar bu IP adresini
kullanmamalıdır.
Alt ağ maskesi: Bu parametre,
IP adresi ile yapışık ikiz gibidir. İkiz gibidir ama kendi ağınızdaki tüm
bilgisayarlar aynı maske bilgisini kullanır. Arkadaşınızın yapılandırmasına göz
atarsanız, onun IP adresinin sizinkinden farklı olduğunu ama alt ağ maskesi
bilgisinin aynı olduğunu göreceksiniz.
Varsayılan ağ geçidi: Bu adres
bir yönelticinin adresidir. Yönelticiler sizi başka ağlara, örneğin İnternet’e
bağlar. Kendi ağınızdaki makinelere bağlanmak için ağ geçidi adresini bilmenize
gerek yoktur. Ama kendi ağınızın dışına çıkmak istiyorsanız ağ geçidini
bilmelisiniz.
Tercih edilen DNS sunucusu:
Kullanacağımız DNS sunucunun adresi. Unutmayın, www.hurriyet.com.tr gibi
sözel ifadeleri IP adresine çevirmemiz gerekir, bunun için de DNS sunucudan
yararlanırız. DNS sunucuyu bilmeliyiz ki sözel bir ifadeyle karşılaştığımızda,
DNS sunucuya gidip “Nedir bunun IP adresi?” diye sorabilelim.
Diğer DNS sunucusu: Bu da
ikinci bir DNS sunucu bilgisidir. Eğer Tercih edilen DNS sunucuya gidilemiyorsa
bu DNS sunucuya gidilip bilgi alınabilir. Genelde, iş ortamları dışında ikinci
bir DNS sunucu bilgisi girilmez.
Bu yapılandırma bilgilerinden
yalnızca IP adresi ve alt ağ maskesi zorunludur. Diğerleri zorunlu değildir ama
verilmezse bunun bir maliyeti olur. Aşağıdaki şekle bakalım.

Bu ağda, sizin ve eşinizin
bilgisayarı ev ağında bulunuyor. Bir ADSL modem, bilgisayarları İnternet’e
çıkartıyor. Yukarıda söylediklerimizi anımsayalım: ADSL modem, bir DHCP sunucu
ve DNS sunucu gibi davranır, aygıtlara IP adresi dağıtır ve onlar için isimleri
IP adresine çevirir.
Eğer sizin bilgisayarınıza
yalnızca IP adresi ve alt ağ maskesi girilirse, bilgisayarınız eşinizin
bilgisayarına erişebilir (örneğin, ondaki dosyalara erişebilirsiniz). Ama bu
durumda, DNS sunucuyu bilmediğiniz için bilgisayarınız ona gidip soramaz, dolayısıyla
isimleri IP adreslerine çeviremezsiniz. Ek olarak, ağ geçidi bilgisine sahip
olmadığınız için İnternet’e de çıkamazsınız.
IP yapılandırmamızı grafik ortamda
gördük. Aynı bilgileri komut satırı ortamında da görebiliriz. Windows’un güçlü
bir komut satırı ortamı vardır ve grafik ortamda yapılabilen işlemlerin hepsi
komut satırından da yapılabilir. Komut satırına hakim
olarak işyerindeki bilgisayarcı arkadaşınızı da şaşırtıp övgü toplayabilirsinizJ
Başlat, Çalıştır’dan
“cmd” yazarak ya da klavye takımında yer alan Windows
tuşu ile R tuşuna basıp orada “cmd” yazarak
Windows’un komut satırı ortamına geçebiliriz.
Komut satırına geçince “ipconfig” yazıp Enter tuşuna
basalım. Bu komut, IP yapılandırmamızı gösterecektir. Komutun çıktısı biraz
karışıktır. Çıktıyı biraz kaydırırsak “Wireless LAN adapter
WiFi” başlığı altında bilgilerimizi görebiliriz.

IPv4 Address
alanında IP adresimizi görüyoruz. Subnet Mask alanı,
grafik ortamdaki alt ağ maskesi bilgisinin aynısını içeriyor. Default Gateway de varsayılan ağ geçidi bilgisini içeriyor.
“Ipconfig”
komutunun şu anki çıktısı IP adresinin elle mi otomatik olarak mı verildiğini
göstermiyor. DNS sunucu bilgisi de yok.
Ama ipconfig
komutunu “ipconfig /all”
şeklinde verirsek IP yapılandırmamıza ilişkin daha fazla bilgi alabiliriz.

Bu resimde daha fazla ayrıntı
var. Örneğin, “DHCP Enabled” alanında “No” yazıyor.
Bu bilgi, IP yapılandırmasının DHCP’den gelmediği,
elle verildiği anlamına geliyor. “DNS Servers”
alanında da kullandığımız DNS sunucunun bilgisi görünüyor.
Şimdi, ağ yapılandırmamızı
otomatikleştirelim, yani, yapılandırma bilgisini DHCP aracılığı ile elde
edelim. Bunun için WiFi kartımızın yapılandırmasında
“Otomatik olarak bir IP adresi al” şıkkını seçmemiz yeterli.
DNS sunucu bilgisinin IP
adresinden bağımsız olarak yapılandırıldığına dikkat edin: IP yapılandırmamızı
otomatikleştirdiğimizde DNS sunucu bilgisini de DHCP sunucudan alabiliriz ya da
DNS sunucu bilgisini elle verebiliriz.
Biz hem IP yapılandırmasını hem
de DNS sunucu bilgisini otomatik aldıralım. Yapılandırmamız aşağıdaki gibi
olacak:

Sonra da komut satırından “ipconfig /all” komutunu verip yapılandırmamıza göz
atalım:

Burada dikkatimizi çeken şeyler
var. Birincisi, “DHCP Enabled” alanında artık “Yes” bilgisini görmemiz. “Yes”
ifadesi yapılandırma bilgisinin DHCP sisteminden geldiğini gösteriyor.
İkincisi, bize rastgele bir IP adresinin verilmiş olması (192.168.2.177).
Üçüncüsü, bilgisayarımıza IP adresi veren DHCP sunucuyu “DHCP Server” alanında
görebiliyoruz. Dördüncüsü, “Lease Obtained”
(Kiralama Tarihi) ve “Lease Expires”
(Kiranın Sona Eriş Tarihi) alanları. DHCP sunucu, bize verdiği IP adresini bize
satmıyor, yani sonsuza kadar vermiyor. DHCP sunucu, IP adresini bilgisayarımıza
belli bir süre için kiralıyor. Benim örneğimde kira süresinin 1 saat olduğunu
görüyoruz. Sizdeki kira süresi farklı olabilir.
Kira süresi bitince ne olur
diye sorabilirsiniz? Kira süresinin bitmesi yaklaştığında bilgisayarımız DHCP
sunucuya başvurarak IP adresinin süresinin uzatılmasını istiyor. DHCP sunucu da
hemen her zaman bu isteği kabul ediyor.
“Madem kiralama süresinin
uzatılmasına yönelik istek her zaman kabul ediliyor, o zaman neden böyle bir
işleme gerek duyuluyor ki?” diye sorabilirsiniz. Şöyle düşünün: Evinize bir
misafir geldi ve İnternet’e bağlanmak istedi. DHCP sunucudan bir IP adresi alıp
İnternet’e bağlanabilir. Ama birkaç saat sonra evden ayrıldığında, artık IP
adresinin süresini uzatma isteğinde bulunamaz. DHCP sunucu da,
misafirinizin bilgisayarına verdiği IP adresini havuza atar ve başka bir
bilgisayara verebilir. IP adresi sonsuza kadar verilmiş olsaydı, ona atanmış
olan IP adresi de sonsuza kadar kullanılmaz olurdu.
Yine yukarıdaki resimde bir şey
daha dikkatinizi çekmiştir: 192.168.2.1 şeklindeki IP adresi üç yerde
görünüyor. Birincisi Default Gateway yani, ağ geçidi
alanında. Demek ki bu IP adresi bizi İnternet’e çıkartıyor. İkincisi, DHCP
Server yani, DHCP sunucusu alanında. Demek ki bu IP adresli makine DHCP sunucu
ve bize IP adresini o vermiş. Üçüncüsü, DNS Servers
alanı, yani, bu IP adresi DNS sunucumuz ve isimleri IP adresine çeviriyor.
192.168.2.1 adresi benim
örneğimde, evimdeki ADSL modemin iç adresi. ADSL modem beni İnternet’e
bağlıyor, aynı zamanda DHCP sunucusu ve DNS sunucusu gibi de çalışıyor. Bundan
sonra ADSL modeminizi daha çok seversiniz umarım.
DHCP sunucusundan alınan IP
yapılandırma bilgilerini grafik ortamdan görmek için ağ kartınızın
özelliklerine girdiğinizde, IP yapılandırmasını otomatik aldığınız için biraz
zor olacak. Ama bunu şöyle yapabilirsiniz: Aşağıdaki resimde olduğu gibi,
Özellikler düğmesi yerine Ayrıntılar düğmesini tıklarsanız, DHCP’den
gelen bilgileri görebilirsiniz.

Bilgisayarımızın IP adresini
grafik ortamdan ya da komut satırından görmeyi öğrendik. IP adresimizin ne
olduğunu görmek için İnternet’teki bazı siteleri kullanabiliriz. Tarayıcınızın
adres alanına “ipadresimnedir.com” ya da “whatismyipaddress.com” yazarsınız,
birisi Türkçe, diğeri İngilizce içeriğe sahip sitelere gidersiniz. Bu siteler
sizin IP adresinizi gösterecektir.

Bu site benim IP adresimi
176.33.109.159 olarak rapor ediyor. İyi ama benim IP adresim 192.1682.177 değil
miydi? Hem grafik ortamdan hem de komut satırından aynı IP adresini görmüştüm.
Doğrudur, bizim evde (ya da
işyerinde) kullandığımız adresler ile bu tür sitelerde görünen adreslerimiz
farklıdır. Evdeki ADSL modem ya da iş yerinizdeki güvelik yazılımları, içeride
kullanılan IP adreslerini gizler, İnternet’e sizi farklı bir IP adresinden
çıkartır.
Bu durumu görmek için ev
ağımızın yapısını gösteren resme tekrar bakalım:

Bu resimde, ADSL modemin bir
içeriye, evinize bakan, bir de dışarıya, İnternet’e bakan bacağının olduğunu
görüyoruz.
ADSL modemin ev ağımız için bir
ağ geçidi olarak çalıştığını söylemiştik. İnternet’e bağlanmak isteyen
bilgisayarlar ağ geçidi olan ADSL modeme başvurur. Tam tamına da ADSL modemin içeriya bakan bacağına başvurur. ADSL modem, Ağ Adresi
Dönüşümü (NAT) denilen bir mekanizmaya sahiptir. NAT, içerideki
bilgisayarlardan gelen istekleri alır, sanki kendi dış bacağından çıkıyormuş
gibi İnternet’teki bilgisayarlara gönderir. İnternet’teki bilgisayarlar
kendilerine gelen isteklerin hep o dış bacaktan geldiğini sanır.
Bu yüzden, sizin
bilgisayarınızdan ya da eşinizin bilgisayarından ipadresimnedir.com’a
girdiğimizde aynı IP adresini görürüz; ADSL modemin dış bacağına ait adresi.
Peki, siz Hürriyet’e, eşiniz de
Milliyet’e gidiyorsa, ADSL modem bu istekleri karıştırmadan nasıl ilgili
yerlere iletir?
ADSL modemdeki NAT mekanizması
bir tablo tutar. Bu tabloda, içerideki hangi bilgisayarın İnternet’teki hangi
bilgisayara, Web sitesine, hizmete bağladığının kaydını tutar. Bu tablo
sayesinde istekler ve isteklere gelen yanıtlar birbirine karışmaz.
Evinizde ya da işyerinizde,
bilgisayarınıza verilen IP adreslerine bakarsanız onların 192.168.2.177,
10.178.90.65 gibi adresler olduğunu görürsünüz. Bu nedendir?
TCP/IP’nin başından beri, bazı
IP adresi blokları iç kullanım için ayrılmıştır. Evde ya da işyerinde bu IP
adreslerini serbestçe kullanabilirsiniz. Bu adreslere Özel-Şahsi (Private) IP adresleri denir.
Özel adresler İnternet’te işe
yaramaz. Şöyle düşünün: Siz içeride 192.168.2.177 adresine sahipsiniz. Kim
bilir dünya üzerinde kaç bin ya da milyon bilgisayarın adresi de
192.168.2.177’dir. Bu adreslerde benzersizlik sağlanamayacağı için
İnternet’teki bilgisayarlara bu adresler verilmez.
Özel adresler şu şekilde:
10.X.X.X
172.16.X.X
172.17.X.X
.
.
172.31.X.X
192.168.X.X
IP adreslerinin noktayla
birbirinden ayrılan dört bölümden oluştuğunu unutmayın. Adreslerdeki X’ler o bölümde, 0 ile 255 arasında herhangi bir değer
olabileceğini gösteriyor. 10.X.X.X ifadesini yorumlarsak, ilk bölüm 10 iken
diğer bölümlerin değişebileceği anlamına geliyor. 192.168.X.X de ilk iki
bölümün 192.168 şeklinde sabit olduğunu gösteriyor. Diğer iki bölüme 0 ile 255
arasında herhangi bir değer gelebilir.
Özel bir IP adresi bloğu daha
vardır: 169.254.X.X. Eğer bilgisayarınızda böyle bir adres görürseniz
çoğunlukla bir sorun var demektir. Çünkü yalnızca DHCP sunucudan IP adresi
alamadığınızda ya da elle verilmiş olan IP adresi başka bir bilgisayarın IP adresi
ile çakışıyorsa bu adresi görürsünüz. DHCP sunucusundan IP adresi alamamak ya
DHCP sunucusunun çalışmadığını ya da DHCP sunucusunun havuzunda IP adresi
kalmadığı anlamına gelir. 169.254 ile başlayan bir IP adresini varsa
işyerindeki bilgisayarcınızı çağırıp, “DHCP sunucusunda sorun mu var?” diye
sorup hava atabilirsiniz.
Bir siteyi engellemenin
yollarından birisi DNS engelleme yönetimin kullanılmasıdır. Twitter’ı
engellemek için ilk başta bu yöntem kullanıldı. Bu yöntemin aşıldığı görülünce
IP temelli engelleme kullanıldı.
DNS engellemesinin nasıl
çalıştığını görmek için ev ağımıza yeni bir gözle tekrar bakalım.

ADSL modemin DNS sunucusu gibi
çalıştığını yukarıda söylemiştik. Sizin bilgisayarınız DNS sunucusu olarak ADSL
modemi görür, yanıtları ondan alır. Peki, ADSL modem yanıtları nereden getirir?
Siz İnternet bağlantısı için TTnet, Superonline, D-smart gibi
firmalardan hizmet alırsınız. Bu firmalar Hizmet Sağlayıcı (Service Provider)
olarak adlandırılır.
ADSL modeminiz bu firmalara
bağlıdır. ADSL modemin dış bacağına bu firmaların DHCP sunucusundan IP
yapılandırma bilgisi gelir. Bu bilgiler içinde DNS sunucu bilgisi de vardır:
ADSL modemin dış bacağı, DNS sunucusu olarak, hizmet sağlayan firmanın DNS sunucusundan
yararlanır.
Siz tarayıcınıza twitter.com
yazdığınızda, bilgisayarınız bu ismi IP adresine çevirmek için DNS sunucusu
olarak gördüğü ADSL modeme başvurur. ADSL modem de kendi DNS sunucusuna gider,
ondan aldığı yanıtı (199.16.156.102 şeklindeki IP adresi) sizin makinenize
döndürür.
Türkiye’deki hizmet sağlayıcı
firmalar Türk yasalarına ve mahkemelerine bağlıdır. Eğer bir mahkeme bir siteye
erişimi engelleme kararı verirse buna uymak zorundadır.
Engelleme ilk olarak DNS
üzerinden yapılır. Firmalara yasaklama kararı gider ve ilgili sitelere ilişkin
sorgu geldiğinde doğru adres yerine bir yasaklama bilgisinin yer aldığı sitenin
adresini döndürmeleri istenir.
Bu yüzden yasak sitelere
erişemeyiz.
Ama DNS üzerinden engelleme en
kolay aşılabilecek engellemedir. Bilgisayarınıza elle, yurtdışındaki bir DNS
sunucusunu, Türk yasalarına bağlı olmayan bir DNS sunucusunu yazmanız
yeterlidir. Bu DNS sunucusu da genelde Google’ın 8.8.8.8 IP adresli DNS sunucusudur.
Google, çeşitli nedenlerle
ücretsiz DNS hizmeti vermektedir. Bir nedeni bizim gibi ülkelere yardımcı
olmaktır.
Google yerine Türkiye’deki bir
kuruluşun DNS sunucusunu da yazabilirsiniz. Normalde, tüm DNS sunucular
kendilerine sorulan soruları yanıtlamak durumundadır. Ama bazı büyük kuruluşlar
kendi DNS sunucularının bu özelliğini kapatırlar ve yalnızca kendileriyle
ilgili sorgulara yanıt verirler.
DNS üzerinden engellemenin
kolayca aşıldığını gördük. İlgili ve yetkililer de gördü, merak etmeyin. Bunun
üzerine IP engellemeyi yürürlüğe soktular.
IP engellemede, ilgili IP
adresine ulaşılması engelleniyor.
IP engellemesini yolun
tıkanması olarak düşünebilirsiniz. Twitter’ın ya da Youtube’un IP adresine
giden yol iptal ediliyor.
Bu iptal nasıl oluyor?
TCP/IP yüklü her makinede bir
yönlendirme tablosu vardır. Bunu yol tablosu olarak da düşünebilirsiniz.
Yönlendirme tablosunda hedef
ağlar ve o ağlara hangi ağ geçidinden ulaşılacağı bilgisi bulunur. Bu bilgiler
kafamızdaki karayolu bilgisine benzer. Örneğin, Ankara’dan İstanbul’a
gideceksek otoyolu (TEM) kullanabiliriz. Burada İstanbul hedef, TEM de geçidimiz
olur.
Ankara’dan İstanbul’a gitmenin
tek yolu TEM değildir. TEM kapalıysa E5’i de kullanabiliriz. E5 de
kullanılmazsa, Eskişehir-Bursa-Yalova üzerinden de gidebiliriz. Ama bu yollar
arasında bir eleme yaparız ve en uygun yoldan gitmeye karar veririz. Örneğin, TEM
varken Bursa üzerinden gitmenin çok anlamı yoktur.
Ağ yolları da benzer
şekildedir. Bir ağa ulaşmak için birden fazla yol olabilir. Bilgisayar, bizim
İstanbul’a giden yollardan TEM’i seçmemiz gibi, en uygun yolu seçer.
Genel olarak da,
bilgisayarlarımız yol seçmeyle çok uğraşmaz. IP yapılandırmamızı gördüğümüz
kısmı anımsayın. Orada, ADSL modemin iç bacağını varsayılan ağ geçidi olarak
kullandığımızı görmüştük. Biz, kendi ağımızda olmayan adresler için yalnızca
ADSL modeme gideriz, ADSL modem de bizden gelen veri paketlerini bir şekilde
yerine ulaştırır.
IP engellemesini görmek için
bir deneme yapabiliriz. Bu denemede, verdiğimiz bir komutla Hürriyet’in web
sitesine erişimi engelleyeceğiz. Vereceğimiz komut Hürriyet’in Web sitesine
giden yolu tıkayacak. Bunu da şöyle yapacağız: Komutumuz Hürriyet’e gitmek ağ
geçidi olarak kendi adresimizi kullanabileceğimizi söyleyecek. Bu da sonuçta
yanlış bir yol olacak ve sonuçta Hürriyet’e gidemeyeceğiz.
Öncelikle kendi IP adresimizi
bulalım. Bunu komut satırında “ipconfig” komutu ile
yapacağımızı anımsıyorsunuz değil mi?
Sonra da bir komut satırı açalım.
Ama komut satırı yönetici olarak açılmalı. Bunu şöyle yapabilirsiniz: Komut
satırı simgesini sağ tıklayıp “Run as administrator”
şıkkını seçin. Bunu yaptığınızda komut satırı yetkili olarak açılacaktır.
Şimdi komut satırını açın ve
aşağıdaki komutu verin. KendiIPAdresiniz yazan kısma ipconfig komutu ile öğrendiğiniz kendi IP adresinizi
yazacaksınız.
Route add route add 83.66.162.3 mask 255.255.255.255 KendiIPAdresiniz
Bu komutu verdiğinizde OK
mesajı alırsanız komutta hata yok demektir. Bu aşamadan sonra Hürriyet’in Web
sitesine ulaşamazsınız.
Yaptığımız şey, Hürriyet’in IP
adresi için kötü bir yol bilgisi girmekti.
Yaptığımız şeyi iptal de
edebiliriz. Komut satırından aşağıdaki komutu verin:
Route delete 83.66.162.3
Artık Hürriyet’in Web sitesine
erişebilmeniz lazım. Eğer ulaşamıyorsanız çok dert değil: Girdiğimiz yol
bilgisi kalıcı değil, geçici. Bilgisayarı kapatıp açarsanız girdiğiniz bilgi
ortadan kalacaktır.
Şimdi bu yol bilgisi girme
işinin sizin bilgisayarda değil de Türkiye’nin İnternet çıkışında yapıldığını
düşünün. Twitter’a giden yollar bu şekilde tıkanırsa, DNS engellemesini aşsak
da Twitter’a erişemeyiz artık.
Hemen üzülmeyin. IP
engellemesinin de çözümü var. Hem de birkaç tane.
IP engellemesine karşı
kullanılacak yöntemlerden birisi Vekil Sunucusu kullanmak. Bu yöntemde,
tarayıcınızı Vekil Sunucusu kullanacak şekilde yapılandırıyorsunuz. Bunu
yaptığınızda, tarayıcınız, Web sitelerinin içeriğini kendisi getirmeye
çalışmıyor, bunun yerine, Vekil Sunucusuna gidip içeriği istiyor. Vekil
sunucusu içeriği alıp size getiriyor. Siz doğrudan Twitter’a ya da engellenen
herhangi bir sunucunun IP adresine bağlanmadığınız için IP engellemesi size
işlemiyor.
Vekil Sunucusu ayarını yapmak
için Internet Explorer’da Araçlar (çark simgeli öğe)
menüsünden “Internet Seçenekleri” şıkkını seçmelisiniz. Daha sonra da
Bağlantılar sekmesine gidip orada da Yerel Ağ Ayarları düğmesini
tıklamalısınız. Şekle bakabilirsiniz.

Yukarıdaki pencerede, “Yerel
ağınız için bir proxy sunucu kullanın” kutusunu
seçiyoruz. Sonra da kullanacağımız vekil sunucusunun IP adresini ve bağlantı
noktası (port) bilgisini giriyoruz.
Benim girdiğim vekil sunucu
bilgisi Rusya’da bulunuyor. Bu sunucunun ve diğer sunucuların bilgisini http://proxy-list.org/
adresinden elde edebiliyoruz.
Vekil sunucuların ana sorunu
yavaş olmalarıdır. Rusya, Pakistan, Bangladeş, Türkiye gibi ülkelerde (hangi
ülkeler arasında yer aldığımıza bakınca insan üzülüyor doğrusu) çok sayıda
kullanıcı bu vekil sunuculara yöneldiği için performansları düşüyor.
Vekil sunucu kullanmanın bir
başka sorunu, yalnızca ayar yaptığımız programda etkili olmasıdır. Örneğin,
Internet Explorer’da vekil sunucu ayarı yaptığınızda
bu ayar yalnızca Internet Explorer’da kalır, diğer
programlara, örneğin, Outlook programına yansımaz.
IP engellemesine karşı
kullanılacak şeylerden birisi de Sanal Özel Ağ (kısaca VPN) bağlantıları.
Burada kabaca şunu yapıyoruz: Ev ya da iş yeri ağındayken, aynı zamanda, başka
IP adresleri kullanan başka bir ağdaymışız gibi davranıyoruz. Ev ya da iş yeri
ağımız devlet yetkilileri tarafından engellenebiliyor ama sanki diğer bir ağda
da bulunuyormuş gibi çalıştığımız için o ağdan kaçıp istediğimiz yere
erişebiliyoruz.
VPN bağlantısını ve IP
engellemesini nasıl aştığını aşağıdaki şekilde görebilirsiniz:

Bu şekilde, normal
bağlantımızın yetkililer tarafından engellendiğini görüyorsunuz. Ama kuracağımız
VPN bağlantısı ile sanki başka bir ağda yer alıyormuşuz gibi davranacağız.
Yetkililer de o ağ üzerinde yetkili olmadıkları için oradan kaçıp isteğimiz
yere erişebileceğiz.
VPN bağlantısı yaptığımızda,
bilgisayarımızda yeni bir ağ bağlantısı oluşur. Bu ağ bağlantısına bir IP
adresi de atanır.
VPN yazılımlarının en yaygın
olanlarından birisi Hotspotshield adındaki
programdır. Bu programı aşağıdaki adresten indirebilirsiniz:
http://www.hotspotshield.com/tr
Programı indirip
yüklediğimizde, bilgisayarımızdaki ağ bağlantıları aşağıdaki gibi görünecektir:

Hotspotshield programının yarattığı
bağdaştırıcı sağ üstteki “Anchorfree HSS VPN Adapter” adındaki bağdaştırıcıdır.
Böyle bir bağlantımız varsa, bu
bağlantının bir IP adresi de olmalıdır. Bunu nasıl göreceğimizi biliyoruz:
Komut satırından “ipconfig” komutunu vererek. Bunu
yaptığımızda aşağıdaki gibi bir bilgi karşımıza çıkacak:

Yukarıdaki şekilde VPN
bağlantısından gelen IP adresinin 10.254.56.106 olduğunu görüyoruz. Halbuki
bizim ADSL modemden aldığımız IP adresi 192.168.X.X şeklindeydi. Demek ki VPN
bağlantısı bizi bambaşka bir ağa yerleştirmiş.
Bundan sonra artık yetkililerin
engellediği her yere erişebiliriz.
Ne demişler, “VPN olmadan iyi
sitelere, VPNle her siteye gidersiniz”.
Bu kitabı TCP/IP’yi kısaca
anlatmak için yazdım. Eğer TCP/IP için daha fazlasını öğrenmek isterseniz size
Pusula Yayınevi’nden çıkan “TCP/IP” adlı kitabımı okumanızı öğütlerim.
Kitabımın bilgisine aşağıdaki
linkten ulaşabilirsiniz:
TCP/IP (Murat Yıldırımoğlu) Fiyatı,
Yorumları, Satın Al - Kitapyurdu.com
HTML Nedir?
HTML, Hyper
Text Markup Language
ifadesinin kısaltmasıdır. Türkçesi Hiper Metin Oluşturma Dili’dir. HTML ile Web
sayfaları oluştururuz. Bunlar normal değil hiper metinlerdir. Normal metinler
soldan sağa ve yukarıdan aşağıya akarken, hiper metinlerde akış her an
bozulabilir ve kullanıcı hiper linkler yardımıyla bambaşka içeriklere
erişebilir.
HTPP Nedir?
HTTP, Hyper
Text Transfer Protocol ifadesinin kısaltmasıdır.
Türkçesi Hiper Metin Aktarım Protokolü’dür. HTTP protokolü, HTML ile oluşturulmuş
sayfaları sunucu ve istemci arasında aktarmaya yarar.
HTTPS Nedir?
HTTPS, HTTP protokolünün
güvenli (secure) olanıdır. HTTP protokolünde, HTML
belgelerin içeriği açık (herkesin anlayabileceği) şekilde aktarılır. HTTPS’teyse içerik sunucu ile istemci arasında şifrelenir (kriptolanır) ve iletişimi dinleyen üçüncü kişiler içeriğe
erişemez. Bankacılık, kamusal işlemler gibi işlemler hep HTTPS üzerinden
yürütülür.
URL Nedir?
URL, Uniform
Resource Locator ifadesinin kısaltmasıdır. Türkçesi
“Kaynaklara Tekbiçimli Erişim” şeklindedir. URL
adresler ya da kısaca URL’ler İnternet’teki bir kaynağı adreslemeye yarar.
Örneğin, http://www.hurriyet.com.tr/ekonomi/26150288.asp
ifadesi bir URL adresidir.
URL adresleri bir protokol ile
başlar. Bu protokol http, https, ftp gibi bir
protokol olabilir. Protokol ifadesi, ilgili kaynağa hangi protokol ile
bağlanılacağını belirler.
Protokol ifadesinden sonra
“://” şeklinde sabit bir ifade vardır. Bu ifade, adresin başlamakta olduğunu
gösterir. www.hurriyet.com.tr
ifadesi, kaynağın bulunduğu bilgisayarı gösterir. “/ekonomi” ifadesi, kaynağın
ilgili bilgisayarda “ekonomi” adında bir alt klasörde bulunduğunu gösterir.
26150288.asp ise kaynağın adıdır. Toparlarsak, örnekteki adres, www.hurriyet.com.tr
bilgisayarındaki ekonomi klasöründeki 26150288.asp dosyasına, http protokolü
ile erişilmek istendiğini gösterir.
URL’nin Son Tartışmalardaki
Önemi Nedir?
Ak Parti hükümetinin 2014
Şubat’ında çıkardığı İnternet yasası, yasaklamaların site temelinde değil URL
temelinde getirilebilmesine olanak sağlıyordu ve yasanın en olumlu tarafıydı.
Bir örnek verelim. http://www.youtube.com/watch?v=xJK00daiKD8
adresinde yasadışı bir içerik olduğunu varsayalım. Mahkeme kararıyla bu içeriğe
erişimi engellemek istediğimizi varsayalım.
Şubat 2014’deki yasadan önce,
böyle bir durumda youtube.com bütünüyle yasaklanıyordu. Yeni yasa ise yalnızca
söz konusu içeriğin URL’sinin yani, http://www.youtube.com/watch?v=xJK00daiKD8
adresinin yasaklanmasını getiriyordu.
Yalnız, Mart ayı içindeki youtube yasağı, hükümetin kendi çıkardığı yasanın inkarı
oldu. Youtube içindeki yasadışı içeriğin URL’lerinin engellenmesi yerine
eskiden olduğu gibi youtube bütünüyle yasaklandı.